Kartal ve Yenilenme
26/12/2016
Bir hikayede okuduğuma göre, kartal, kuş türleri içinde en uzun yasayanıymış. bir kartal kırk yaşındayken zor ama önemli bir karar vermek durumundaymış. Çünkü yaşı kırk olunca pençeleri esnekliğini yitirir ve avlarını tutamaz duruma gelirmiş. Ayrıca gagası uzar ve kıvrılırmış. Kanatlar da ağırlaşır, tüyleri kartalırmış. Eskisi kadar kolay uçmaz olurmuş. 
İşte bu durumdaki kartalın bir karara varması gerekirmiş. O Ya ölümü seçecek, ya yeniden doğuşa evet diyecekmiş. O ölümü seçerse bir şey yapmasına gerek yokmuş, zaten bu gidişle ölür gidermiş. Eğer yeniden doğuş ve değişim sürecine evet derse, bunun için kendisine birkaç ay gerekliymiş. 
Yeniden doğuşa ve yaşamaya karar veren kartal bir zirveye doğru uçar ve kayalıklar arasına konarmış. İlk iş olarak gagasını sert bir kayaya vurmaya başlarmış. Sonunda yaşlanan ve uzayan gaga yerinden sökülür düşermiş. Kartal bir süre yeni gagasının gelişmesini bekler, sonra bununla ayak pençelerini söker yenilermiş. Derken kartlaşmış tüylerini yolmaya sıra gelirmiş. Birkaç ay sonra kartal, yirmi yıl veya daha uzun sürecek yeniden doğuş uçuşa tam hazır duruma gelirmiş. 
Bu hikayeyi bir dostuma okumuştum. Bana şu değerlendirmeleri yaparak bana göndermiş: 
Hayatımızda zaman zaman “yenilenme” ve bir “yeniden doğuş” süreci yaşarız. 
Yenilenmek ve yeniliklere adapte olmak, hikayedeki gibi, genelde zordur ve kararlılık ister.
Yenilenmek; devletler, milletler ve toplumlar için sonuçta “zafer ve uzun ömür” olarak görünür. Kartal gibi, kendi değerleri ve kökleri üzerinde yenilenemeyenlerin sonu iyi gelmez
Hikayede olduğu gibi, “eski işe yaramadığı için eskidir.” Yaşlı da öyle. Güneş eskidir ama, ilk günkü gibi işe yaradığı için yaşlı da olsa bizim için eski değildir. Bazı gerçekler güneş gibidir. Binlerce yıldır, hayat sahnesinde olan altın madeni, hala insanlar için değerli olduğundan eski sayılmaz. Yeni de işe yaradığı ve daha iyi ve güzel olduğu için yeni kabul edilir. Her yeni de işe yarar değildir: Çağımızda ortaya çıkan bir hastalık henüz yenidir ama, çok eski olan sağlık kadar işimize yaramadığı için kimse bu 'yeni'ye talip olmaz. Eski, işe yarar bir marka, yeni ve işe yaramayan bir markaya tercih edilir. Bir kötü alışkanlığına yeni başlamış olabiliriz. Fakat bu yeni de olsa kötüdür. 
Kâinatta her gün bir yenilenme vardır: Vücudumuz her an yenilenir, mevsim her an yenileşmededir. Güneş her an bize yeni bir ısı ve ışık gönderir. Her an dünya, yörüngesinde yeni bir yerde bulunur. Bir toplum yeni doğumlarla her gün yenilenir. Her gün teknolojik yenilikler olur. Yani yenilenme kaçınılmazdır. Kâinatın meyvesi olan insan da her gün yenilenmeye doğru adım atmalıdır. Eski hal muhaldir.
Zaferleri, galibiyetleri ilerde olmayı sürdürebilmek ve ilerlemek için; “işe yarar yenilik ve yenilenmelerde” gecikmemek gerekir.
 
Alıntıdır... http://tefekkurdergisi.com/YazarYazi-Kartal_ve_Yenilesme-799661-100195.html 


977 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Dirhemin Yok mu? - 26/12/2016
Fırıncı haftada bir komşusu olan çiftçiden bir kilo tereyağı alıyordu. Son aldığı tereyağı paketi ona biraz hafif gibi gelince fırıncı paketi tarttı ve 100gr eksik olduğunu gövrdü. Bu konuda kapı komşusuna bir şey diyemedi, fakat ondan sonraki haftal
Hak Yerini Buldu - 26/12/2016
Tulonoğlu Ahmet, Mısırda Tulonoğlu Devletinin kurucusudur. O, Halife Memun zamanında bir Abbasi saray komutanıydı ve Buhara Türklerinden Tulon'un oğluydu. Dindar, sağlam karakterli ve dürüst biriydi.
Karınca Bakışı - 26/12/2016
Aslında karıncalar bizi anlatır: 1- Kalem, kâğıt, el, kol ve benzerleri aslında birer sebeptir. O sebeplerin ardında onları kullanarak iş yapan biri vardır. Fakat karınca akıllılar bunu göremezler ve her şeyi sebeplere verirler.
Deniz Yıldızı - 15/03/2013
Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür.
Akıl Okulu - 15/03/2013
Bir gün ülkenin küçük kasabalarından olan Yitan’da şöyle bir haber yayılmış: